CAATSA Yaptırımları Hasar Tespit Analizi

LinkedIn

Yayının Türkçesine Ulaşmak İçin Tıklayın

CAATSA YAPTIRIMLARI HASAR TESPİT ANALİZİ

Dr. Can Kasapoğlu

Direktör, EDAM Güvenlik & Savunma Programı

 

Temel Bulgular ve Türk Karar Vericiler için Siyasa Önerileri

  • CAATSA yaptırımları, Türk savunma sanayiinin son on yılda kazandığı ivmeye yönelik ciddi bir risk potansiyeli taşımaktadır.
  • Hazır askeri alımlar için halen Milli Savunma Bakanlığı kanalı açıktır. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin muharip etkinliği ve caydırıcılığı için kritik alımlarda sözü edilen kanalın kullanılacağı değerlendirilmektedir. Ayrıca, Türk savunma eko-sistemi envanterinin, olası yaptırım rejimlerine karşı kısa vadede bağışıklık sağlayacak gerekli stoklama kapasitesinde olduğu kabul edilmektedir. Öte yandan, SSB’nin yaptırıma uğraması, kısa vadede askeri kapasite ve yeteneklerden çok, orta-uzun vadede Türk savunma sanayiini etkileyebilecektir.
  • Türkiye’de oluşan algının iki temel varsayımı olduğu müşahede edilmektedir ve söz konusu iki varsayım da isabetsizdir. Bunlardan ilki, CAATSA’nın kısa vadede olumsuz etkilerini göstereceği ancak orta-uzun vadede menfi etkilerinin sınırlı olacağı, hatta Türk savunma sanayiinin ambargolardan daha güçlü çıkabileceğine ilişkindir. İkinci varsayım ise, anakronik biçimde, CAATSA ile 1970’lerdeki ABD askeri ambargoları arasında paralellik kurulmasına dayanmaktadır. Oysa ki, eldeki veriler, CAATSA’nın ve ABD ile savunma alanındaki gerilimin, halihazırda, kısa vadede kabul edilebilir olduğunu, esas tehlikeli etkilerin mevcut durumun kronik bir hal alması ve hatta kötüleşmesi ile orta-uzun erimde yaşanabileceğini göstermektedir. Özetle CAATSA, kısa vadede değil, esasen orta ve uzun vadede risklidir. Ayrıca, mevcut küresel savunma eko-sistemi ve Türk savunma sanayiinin yapısı ile 1970’li yılları kıyaslamak mümkün değildir. Yapısal değişiklikler iki farklı durumun da ötesinde, iki farklı dünyaya işaret etmektedir. 2020’li yılların Türk savunma sanayii, dünya ve küresel teknolojik trendler ile entegre olabildiği ölçüde güçlüdür.
  • Gelinen aşamada üç temel hedef ön plana çıkmaktadır, daha doğrusu, çıkmalıdır. Öncelikle yaptırımların mahiyetinin doğru anlaşılmasıyla gerçekçi bir hasar tespit çalışması yapılması gerekmektedir. Söz konusu çalışma, ihtimaliyet hesabı zemininde, senaryo bazlı yapılmalıdır. İkinci temel hedef kapsamında, Türk savunma sanayii ve oyuncuları için, CAATSA döneminde bir yol haritası çıkarılmalıdır. Savunma sanayii, Türkiye için stratejik bir sektördür. Sektörün, gerek kamu gerek özel teşebbüs bazında, daralmadan ve akamete uğramadan büyümeye devam etmesi elzemdir. Üçüncü temel hedef ise mantıklı ve kabul edilebilir bir CAATSA’dan çıkış stratejisi bulunmasıdır.

Yayının Türkçesine Ulaşmak İçin Tıklayın