Yakın geçmişte NATO ile ilişkilerin yönetilmesi ve geliştirilmesinde doğrudan sorumluluk üstlenmiş isimlerin ortak yazarlığında hazırlanan yeni bir EDAM raporu, NATO'nun Avrupa ayağının güçlendirilmesine yönelik kapsamlı bir analiz ve politika önerileri sunmaktadır. Avrupa'nın güvenliği, nihayetinde kurumsal sınırların ötesinde, siyasi çerçeveleri stratejik gerçeklerle uyumlu hâle getirebilme kapasitesine bağlı olacaktır. Avrupa'nın gelecekteki güvenlik mimarisi, AB üyesi ve AB üyesi olmayan Müttefikler arasında yeni ayrım çizgileri oluşturmak yerine İttifak'ın bütünlüğünü güçlendirmelidir.
Uzun yıllardır NATO Müttefiki olan, önemli askerî kapasiteye, stratejik coğrafi konuma, geniş operasyonel deneyime ve giderek gelişen bir savunma sanayii altyapısına sahip Türkiye, daha güçlü ve daha yetkin bir Avrupa ayağının oluşturulmasına anlamlı katkılar sunabilecek konumdadır. Ancak Ankara'nın sağlayacağı katkının etkinliği, siyasi engellerin pragmatik bir yaklaşımla yönetilebilmesine ve Türkiye, Birleşik Krallık, Norveç, Kanada ve ileride Ukrayna dâhil olmak üzere tüm ilgili Müttefiklerin ortak bir stratejik hedef doğrultusunda seferber edilebilmesine bağlı olacaktır.
Rapor ayrıca, İttifak'ın Avrupa dönüşümüne yön verecek yenilikçi öneriler de ortaya koymaktadır. Bunlar arasında, Batı Avrupa Birliği'nin Avrupa içi siyasi diyaloğu kapsayıcı bir platform olarak yeniden canlandırılması ve NATO-AB iş birliğinin derinleştirilmesinin önündeki engellerin aşılmasına yönelik çeşitli formüller yer almaktadır.
Raporun tamamını okumak için tıklayın